21 Ocak 2012 Cumartesi

Algılarımız


Bilmem ayrımına vardınız mı, her zaman değişim
istiyoruz; değişmenin ardındayız. Bunu başarmak için bir araç arıyoruz. Ben bu aracı buldum: algılarımız. Hangi algıları oluşturduysak öyle yaşıyoruz. Kabullerimiz,
doğrularımız, kırmızı çizgilerimiz nelerse onlar davranışlarımızı belirliyor.
Davranışlarımızı ve sonuçlarını beğenmiyoruz, ama bunlar da benim doğrularım kimse dokunmaz, diyoruz. Bu çelişki, hadi algılarımızı değiştirelim: bir ipucu.
Kendimizi değiştirmemizin yolu algılarımızı değiştirmektir.
Cüneyt Gültakın

20 Ocak 2012 Cuma

Güzel Bir Film (Romanı Daha Güzel)

Sonunu Hazırlayan İnsanlık

Pierre Boulle’un 1963 tarihli romanından çekilen kült bilimkurgu insanlarla maymunların etik değerlerini zekice tartışıyor.

Bir Amerikan uzay gemisi maymunların egemenliğinde yönetilen insanlarınsa
köle olduğu bir gezegene düşer. Ekip başı astronot Taylor insanın tüm canlılardan üstün
olduğundan asla kuşku duymamaktadır. Sarsıcı bir finalde Taylor üstün bir varlık sandığı insanın dünyanın sonunu kendi elleriyle hazırladığını anlar.

İnsan türünü nasıl bir geleceğin beklediğini yansıtan bilimkurgu, politik,
sosyolojik etkili bir yanılsama öyküsüdür. Film o yılların en yüksek bütçeli
yapımıydı, özenle oluşturulmuş makyajların, giysilerin, dekorların, özel
efektlerin övgüyle karşılandığı çalışma bir sinema klasiğine dönüştü.
Hükümetin politikasını doğrudan eleştiremeyen sinemacılar 1960-70’lerde yaşanan
olayları başka bir zaman diliminde, ya geçmişte ya da gelecekte sergileyerek
düşüncelerini, görüşlerini belirtiyorlardı. Maymunlar Cehennemi’de savaş
karşıtı iletisini bu anlatımla yansıttı.

Kült bilimkurgu başarılı makyajlarından ötürü en iyi makyaj Oscar’ını kazandı.
Film büyük sükse yapınca yapımcı şirket 20th Century Fox devam niteliği taşıyan
dört film (Beneath the Planet of the Apes/Maymunlar Gezegeninin Altında,1970),
Escape from the Planet of the Apes/Maymunlar Gezegeninden Kaçış, 1970),
Conquest of the Planet of the Apes/ Maymunlar Gezegenini İstila/1972), Battle
for the Planet of the Apes/Maymunlar Gezegeni Savaşı,1973) yaptı.
Planet of the Apes (Maymunlar Cehennemi)
Yönetmen: Franklin J. Schaffner

SEÇİMLERİMİZ

Kendimi nasıl gördüğüm, kendimi nasıl geliştirdiğim, elbette benimle ilgili bir
olaydır; ama bu durumum başka birine örnek olabilir, ona esin verebilir. Başka
birini bir değişim eşiğine getirebilir. Ben ona kendisi değişmeyi istemeden örnek
olamam. İsteksizler bu sözlerime gülüp geçer, bu kitabı elinden bırakır; üstüne
de egosu devreye girip sıkı bir eleştiri patlatır.

Zamanı gelir ve bir seçim yaparsınız. Afrika’nın ormanlarına gider bir bölümünüz, biri bir
bölümünüz de düzlüklere. Ormandakiler hazır barınakları ve yiyecekleri seçer.
Düzlükte zoru seçenler, ellerini ve beyinlerini başka biçimde geliştirmeye başlar. Köyleri, kasabaları kurar, alet yapmayı seçer.

Zamanı gelir ve bir seçim yaparsınız. Şekerden para kazanmak için Amerika’daki tarlalara
adam bulamayınca Afrika’dan tutsak insanlar getirmek bir seçenek olarak durur
önünüzde. Batılı tüccarlar şekerden para kazanırken bu yolu seçer. Ama Doğu
şekerden para kazanırken kölelik düzeni oluşturmayı seçmez. Şeker kamışını
değiştirmeyi seçerken üretim biçimleri yaratmayı da seçmiş olursunuz. Üretim
biçimleri de yaşamınızı değiştirir.

Zamanı gelir ve bir seçim yapmak zorunda kalırsınız. Sabah kalkınca yüzünüz güler ya da
asıktır. Postacı faturaları getirir, ağzınızdan olumsuz sözler dökülmeye
başlar. Yağmurlu bir havaya bakıp güzel ya da kötü duygular seçersiniz. Ya
nefretle adım atar ya da yalnızca sevgiyle kabul edersiniz.

Zamanı gelir ve bir seçim yapmak zorunda kalırsınız. Sonra yepyeni bir Dünya kurulur
ve orada yaşarsınız. İşte o seçim anı her şeyin başlangıcıdır, yeryüzü
deneyimlerinize o eşikten, o kapıdan geçerek başlarsınız.

ÇOCUKLARIMIZ


14 Haziran 2011 Salı

Okumak ve Kanmak


Okuyalım, Birine bile kanmadan, Kana kana okuyalım
Önce okuyalım, Gördüğümüzü gördükten
sonra
Varsa cesaretimiz birine
inanalım
Nedir şu kulluk
psikolojisi,
Çelişe çelişe sevelim

Ruhumuzu her bir yandan, Kuşatanı kuşatalım...

Okunan her yazarın bir inandırıcılığı vardır. Kimi okursan onun düşüncelerine katılmaya başlarsın.

Ahmet Hulusi, OSHO'nun
yanından bile geçemez. Yeni hiçbir şey söylemiyor, dersin.

Mesela aşağıdaki linklerde verilen yazıları okursak hemen onlara kapılıp gideriz. Doğrusu tek yönde okumamak, her
şeyi oku...
Felsefecileri oku, edebiyatçıları oku... En iyisi entellektüel genişlik, bu olmayınca karşımıza
ilk çıkan
"serseri" yazara kapılıyoruz. Geniş bakmalı, hatta bilimkurgu okumalı...

Önereceğim kitap ve yazarlar: Düşünce Tarihinden başlamalı, İsmet Zeki Eyüboğlu, Yaşar Kemal (Söyleşileri), OSHO, Server Tanilli, Ünsal Oskay (Can Dündar'ın hocası), Vedat Günyol denemeleri, Melih Cevdet Anday denemeleri, Dalay Lama, Krişnamutri, Buda, Epikür, Konfüçyüs, Tagor, Alevi-Bektaşi şiirleri, Mevlana hikayeleri, Nazım Hikmet
şiirleri,
Aziz Nesin öyküleri, Sait Faik öyküleri...

Bu kitapları alıp alıp okumalı... Önce okuyun... Öğrenciliğimizin tadına varalım... Egomuz saf tutar
kolayca,
üstünlük derdine derman arar durur. Aman dikkat!

http://www.oshoturk.com/

http://www.ismetzekieyuboglu.com/index.htm

http://www.yasarkemal.net/indextr.html

http://www.facebook.com/pages/Server-Tanilli/84193276439

http://www.nazimhikmet.info/

http://www.nesinvakfi.org/aziz_nesin.html

http://www.turandursun.com/





7 Haziran 2011 Salı

Güzel Söz



"Küçük bir çocukken annem bana şöyle demişti, eğer asker olursan general olacaksın, rahip olursan Papalığa yükseleceksin. Ama ben ressam oldum ve Picasso olarak kaldım."

Pablo Picasso



1 Haziran 2011 Çarşamba

Aşk Bu

Aşk nedir, diye

Hiç sorma bana sevgilim

En sıradan sorulara verilen

Hiç beklenmedik bir karşılıktır aşk


Katı karanlıkta soğukta
Bir ışıksa varlık
Uzaysa uzayıp giden ne varsa
Büyük patlamadır aşk

Toprak bereketse

Bereket yağmursa

Bir tohumun sessizce

Baş kaldırmasıdır aşk


Başı dumanlıysa dağ dediğinin
Karnı gurul gurulsa
Gümbür gümbür sarsıyorsa yeri
Bir volkanın ağlamasıdır aşk

Gülse bahçeyi bahçe yapan
Bahçevansa gülü sevip
Dikenine katlanan
Bülbül olup şakımaktır aşk

İnsan dediğin alnındaki çizgilerle

Yüreğin çırılçıplak soyunduğu

Islak gözler ve çatlamış dudaklarsa

O yüzde salıverilen bir kahkahadır aşk

Hayat dediğin itfaiye kamyonunda
Bekleyip duran dingin suysa
İtfaiyecinin hortumundan
Fışkırandır aşk

Aşk nedir, diye

Hiç sorma bana sevgilim

Dünyanın en zor sorusuna

Kolayca verilen bir karşılıktır aşk

İnsanı güçlendiren inançsa
Sorular savrulur gider
Çıkıp gelir en dar zamanda
Bir mucizedir aşk

İNSANIN HARCI

Uzun yolu seçmek zorunda değiliz: dur, gözle, fark et, yüzleş ve dönüştür. İnsan durup kendini gözlemleyince yanlış yanlarını görür ve onlar...